Dijital bağlarda Gazap Üzümleri: Sam Altman’ın ‘sosyalist’ çıkışı ne kadar samimi?

Büyük Buhran zamanında, Steinbeck'in "Gazap Üzümleri"nin tohumlarının atıldığı günlerde, dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt, New Deal (Yeni Uzlaşma) politikasını ortaya atar. Ondan 93 yıl sonra bugünlerde yine bir belgede New Deal’in adı geçiyor. Belgenin sahibi OpenAI. Peki sosyalistlerin bile itiraz edemeyeceği kışkırtıcı önerilerle dolu bu belgenin samimiyetine inanabilir miyiz?

Dijital bağlarda Gazap Üzümleri: Sam Altman’ın ‘sosyalist’ çıkışı ne kadar samimi?
'Euphoria'nın yeni sosyolojisi: Hıyarlar ve hayaletler

"Euphoria", doğduğu günden beri Z jenerasyonunun üzerine giydirilmiş bir projeksiyon, simli bir aynaydı. İlk iki sezonda bu ayna, lise koridorlarının neon ışıkları altında kimlik arayışını, bağımlılığı ve ilk hayal kırıklıklarını yansıtıyordu. Ancak araya giren beş yıllık zaman sıçramasıyla birlikte, üçüncü sezonda karşımızda artık lise fantezisinden uyanmış, 20'li yaşlarının başında gerçek dünyanın sert yüzeyine çarpmış genç yetişkinler var.

'Euphoria'nın yeni sosyolojisi: Hıyarlar ve hayaletler
Gaye Keskin: 'Acıya yaslanmadan acıyı anlatmak istedim'

"İçimdeki Kilitleri Tek Tek" adlı ilk öykü kitabın yayımlanan Gaye Keskin öykülerindeki mizah ile acının iç içeliğini "Hayat, mizah ve hüznün giriftliğinden ibaret" diyerek açıklıyor. Geçmiş, onun için bir tutamaçtan öte, yaşanmışlığın soluğunu durmaksızın üfleyen; öykülerinin, kahramanlarının ve sözcüklerinin sığındığı ılık ve loş bir mağara gibi. Keskin'in öykülerinde birçok şey o mağarada cereyan ediyor.

Gaye Keskin: 'Acıya yaslanmadan acıyı anlatmak istedim'
'Mother Mary': Arkadaş ayrılığının hayaleti

"A Ghost Story" ve "The Green Knight" filmleriyle tanınan David Lowery’nin yeni filmi "Mother Mary", birbirine yabancılaşmış dünyaca ünlü bir pop yıldızı ve yola birlikte çıktığı moda tasarımcısı arkadaşının yüzleşmesini konu alıyor.

'Mother Mary': Arkadaş ayrılığının hayaleti
Takım dinamikleri: Kurum kültürünüz Hababam Sınıfı’na mı yakın, Ölü Ozanlar Derneği’ne mi?

Hababam Sınıfı modeli; yüksek bağlılık, güçlü gayriresmi ağ, adaletten gelen meşruiyet ve mizahla desteklenen psikolojik güven üzerine kuruludur. Ölü Ozanlar Derneği ise karizmatik lider merkezli takım dinamiğinin bir örneğidir. Peki siz kuracağınız yönetim ekibinde Mahmut Hocaların mı olmasına özen gösterirsiniz, yoksa Keatinglerin mi?

Takım dinamikleri: Kurum kültürünüz Hababam Sınıfı’na mı yakın, Ölü Ozanlar Derneği’ne mi?
OpenAI’ın AI ekonomisi vizyonu: Robot vergisi, dört gün çalışma, taşınabilir yan haklar

OpenAI, yapay zeka çağında servet dağılımı ve çalışma biçimlerinin nasıl yeniden şekillenebileceğini özetleyen bir dizi politika önerisi yayımladı. Belgede robot vergisi, dört günlük çalışma haftası, kamu varlık fonu, taşınabilir yan hak sistemi ve vergi yükünün sermayeye kaydırılması gibi dikkat çekici öneriler yer aldı.

OpenAI’ın AI ekonomisi vizyonu: Robot vergisi, dört gün çalışma, taşınabilir yan haklar
Yanlış zamanda yanlış yerde: Warsh

Fed’de koltuk değişimi büyük bir aksilik yaşanmazsa sorunsuz tamamlanacak. Jerome Powell’ın yeni ayın ortalarında koltuğunu devredeceği Kevin Warsh’u ise tahmin edilenden daha sert bir açmaz bekliyor. Trump tarafından faizler genel seviyesini hızlı bir şekilde aşağı çekmekle görevlendirilen Warsh’un kendisine tevdi edilen görevi “layıkıyla” yerine getirebilmesinin önünde kocaman bir enerji arzı krizi engeli bulunuyor.

Yanlış zamanda yanlış yerde: Warsh
APOSTO GÜNDEM

Her sabah, beş dakikalık gündem özeti eposta kutunda.

Kısa, yalın, öz.

Aposto Gündem

İŞ DÜNYASI

TÜMÜNÜ OKU
Takım dinamikleri: Kurum kültürünüz Hababam Sınıfı’na mı yakın, Ölü Ozanlar Derneği’ne mi?Takım dinamikleri: Kurum kültürünüz Hababam Sınıfı’na mı yakın, Ölü Ozanlar Derneği’ne mi?

Hababam Sınıfı modeli; yüksek bağlılık, güçlü gayriresmi ağ, adaletten gelen meşruiyet ve mizahla desteklenen psikolojik güven üzerine kuruludur. Ölü Ozanlar Derneği ise karizmatik lider merkezli takım dinamiğinin bir örneğidir. Peki siz kuracağınız yönetim ekibinde Mahmut Hocaların mı olmasına özen gösterirsiniz, yoksa Keatinglerin mi?

TEKNOLOJİ

TÜMÜNÜ OKU
Dijital bağlarda Gazap Üzümleri: Sam Altman’ın ‘sosyalist’ çıkışı ne kadar samimi?Dijital bağlarda Gazap Üzümleri: Sam Altman’ın ‘sosyalist’ çıkışı ne kadar samimi?

Büyük Buhran zamanında, Steinbeck'in "Gazap Üzümleri"nin tohumlarının atıldığı günlerde, dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt, New Deal (Yeni Uzlaşma) politikasını ortaya atar. Ondan 93 yıl sonra bugünlerde yine bir belgede New Deal’in adı geçiyor. Belgenin sahibi OpenAI. Peki sosyalistlerin bile itiraz edemeyeceği kışkırtıcı önerilerle dolu bu belgenin samimiyetine inanabilir miyiz?

Yanlış zamanda yanlış yerde: Warsh Yanlış zamanda yanlış yerde: Warsh

Fed’de koltuk değişimi büyük bir aksilik yaşanmazsa sorunsuz tamamlanacak. Jerome Powell’ın yeni ayın ortalarında koltuğunu devredeceği Kevin Warsh’u ise tahmin edilenden daha sert bir açmaz bekliyor. Trump tarafından faizler genel seviyesini hızlı bir şekilde aşağı çekmekle görevlendirilen Warsh’un kendisine tevdi edilen görevi “layıkıyla” yerine getirebilmesinin önünde kocaman bir enerji arzı krizi engeli bulunuyor.

SON BÜLTEN SAYILARI

SON HİKAYELER

QuandoQuando

HİKAYE

Dijital bağlarda Gazap Üzümleri: Sam Altman’ın ‘sosyalist’ çıkışı ne kadar samimi?

Büyük Buhran zamanında, Steinbeck'in "Gazap Üzümleri"nin tohumlarının atıldığı günlerde, dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt, New Deal (Yeni Uzlaşma) politikasını ortaya atar. Ondan 93 yıl sonra bugünlerde yine bir belgede New Deal’in adı geçiyor. Belgenin sahibi OpenAI. Peki sosyalistlerin bile itiraz edemeyeceği kışkırtıcı önerilerle dolu bu belgenin samimiyetine inanabilir miyiz?

Ümit Alan

·

17 Nis 2026

dijital-baglarda-gazap-uzumleri-sam-altmanin-sosyalist-cikisi
DuendeDuende

HİKAYE

'Euphoria'nın yeni sosyolojisi: Hıyarlar ve hayaletler

"Euphoria", doğduğu günden beri Z jenerasyonunun üzerine giydirilmiş bir projeksiyon, simli bir aynaydı. İlk iki sezonda bu ayna, lise koridorlarının neon ışıkları altında kimlik arayışını, bağımlılığı ve ilk hayal kırıklıklarını yansıtıyordu. Ancak araya giren beş yıllık zaman sıçramasıyla birlikte, üçüncü sezonda karşımızda artık lise fantezisinden uyanmış, 20'li yaşlarının başında gerçek dünyanın sert yüzeyine çarpmış genç yetişkinler var.

euphorianin-yeni-sosyolojisi-hiyarlar-ve-hayaletler
DuendeDuende

HİKAYE

Gaye Keskin: 'Acıya yaslanmadan acıyı anlatmak istedim'

"İçimdeki Kilitleri Tek Tek" adlı ilk öykü kitabın yayımlanan Gaye Keskin öykülerindeki mizah ile acının iç içeliğini "Hayat, mizah ve hüznün giriftliğinden ibaret" diyerek açıklıyor. Geçmiş, onun için bir tutamaçtan öte, yaşanmışlığın soluğunu durmaksızın üfleyen; öykülerinin, kahramanlarının ve sözcüklerinin sığındığı ılık ve loş bir mağara gibi. Keskin'in öykülerinde birçok şey o mağarada cereyan ediyor.

Soner Can

·

17 Nis 2026

gaye-keskin-aciya-yaslanmadan-aciyi-anlatmak-istedim
DuendeDuende

HİKAYE

'Mother Mary': Arkadaş ayrılığının hayaleti

"A Ghost Story" ve "The Green Knight" filmleriyle tanınan David Lowery’nin yeni filmi "Mother Mary", birbirine yabancılaşmış dünyaca ünlü bir pop yıldızı ve yola birlikte çıktığı moda tasarımcısı arkadaşının yüzleşmesini konu alıyor.

Emre Eminoğlu

·

17 Nis 2026

mother-mary-arkadas-ayriliginin-hayaleti
ParetoPareto

HİKAYE

Takım dinamikleri: Kurum kültürünüz Hababam Sınıfı’na mı yakın, Ölü Ozanlar Derneği’ne mi?

Hababam Sınıfı modeli; yüksek bağlılık, güçlü gayriresmi ağ, adaletten gelen meşruiyet ve mizahla desteklenen psikolojik güven üzerine kuruludur. Ölü Ozanlar Derneği ise karizmatik lider merkezli takım dinamiğinin bir örneğidir. Peki siz kuracağınız yönetim ekibinde Mahmut Hocaların mı olmasına özen gösterirsiniz, yoksa Keatinglerin mi?

Levent Kömür

·

17 Nis 2026

takim-dinamikleri-kurum-kulturunuz-hababam-sinifina-mi-yakin
ParetoPareto

HİKAYE

OpenAI’ın AI ekonomisi vizyonu: Robot vergisi, dört gün çalışma, taşınabilir yan haklar

OpenAI, yapay zeka çağında servet dağılımı ve çalışma biçimlerinin nasıl yeniden şekillenebileceğini özetleyen bir dizi politika önerisi yayımladı. Belgede robot vergisi, dört günlük çalışma haftası, kamu varlık fonu, taşınabilir yan hak sistemi ve vergi yükünün sermayeye kaydırılması gibi dikkat çekici öneriler yer aldı.

Doğa Yurduneri

·

16 Nis 2026

openaiin-ai-ekonomisi-vizyonu-robot-vergisi-dort-gun-calisma
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Yanlış zamanda yanlış yerde: Warsh

Fed’de koltuk değişimi büyük bir aksilik yaşanmazsa sorunsuz tamamlanacak. Jerome Powell’ın yeni ayın ortalarında koltuğunu devredeceği Kevin Warsh’u ise tahmin edilenden daha sert bir açmaz bekliyor. Trump tarafından faizler genel seviyesini hızlı bir şekilde aşağı çekmekle görevlendirilen Warsh’un kendisine tevdi edilen görevi “layıkıyla” yerine getirebilmesinin önünde kocaman bir enerji arzı krizi engeli bulunuyor.

Eralp Ersoy

·

16 Nis 2026

yanlis-zamanda-yanlis-yerde-warsh
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Merkez bankaları ve enflasyon görünümü

Küresel ekonomi son yıllarda enflasyonla mücadele ederken, artık çok daha farklı bir dönemin içine girdiğimizi kabul etmek gerekiyor. Bir zamanlar merkez bankalarının faiz politikalarıyla yön verebildiği enflasyon dinamikleri, bugün giderek daha karmaşık ve kontrol edilmesi zor bir yapıya dönüşmüş durumda.

Eren Kuru

·

16 Nis 2026

merkez-bankalari-ve-enflasyon-gorunumu
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Savaş sırasında hangi sektörler, hangi ürünler ayakta kalır?

Savaş dönemlerinde piyasa analizleri çoğu zaman şablonlara sığınır. “Enerji yükselir, altın parlar, savunma kazanır” denilir ve geçilir. Oysaki bu kez gerçek, o şablonun çok daha derin ve sürprizlerle dolu bir versiyonu oldu.

savas-sirasinda-hangi-sektorler-hangi-urunler-ayakta-kalir
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Uğur Gürses: 'Türkiye’deki döviz talebini siyasetçiler derinleştiriyor'

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası yaşananlarla 19 Mart 2025 sonrası dönemi karşılaştıran ekonomist Uğur Gürses, yabancılara göre yerleşiklerin tepkisinin daha yüksek olduğuna dikkat çekiyor: “Ekonomi yönetiminin ajandası yerleşiklerin oyuna girmemesi üzerine kurulu, vatandaşın dövize yönelmemesini istiyorlar. Bu, gelecek 1-1,5 yılın hikayesi olacak gibi görünüyor”

Pelin Cengiz

·

16 Nis 2026

ugur-gurses-turkiyedeki-doviz-talebini-siyasetciler
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Okul saldırılarının anatomisi: ABD verileri, Türkiye'de artan şiddete ayna tutabilir mi?

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta üst üste yaşanan silahlı okul saldırıları, erken yaşta şiddet konusunu gündeme getirirken bu saldırıların kökeninde yatan nedenlerle ilgili pek çok teorinin de ortaya atılmasına neden oldu. Peki okul saldırılarının açık ara en sık görüldüğü ABD'de farklı disiplinlerden araştırmalar ve veriler ne diyor? Bu araştırmalar, Türkiye'de okullarda yükselen şiddeti anlamamıza yardımcı olabilir mi?

Deniz Kaynak

·

16 Nis 2026

okul-saldirilarinin-anatomisi-abd-verileri-turkiyede-artan
ParetoPareto

HİKAYE

Otomotiv sektöründe indirim mevsimi: Hedefte savaş revizyonu var

Otomotiv sektörü, 2025 yılını rekorla kapatsa da 2026 yılına tedirgin girdi. Satışlar stabil giderken ve sektör zamlara hazırlanırken bir anda indirim furyası başladı. Fakat İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gibi beklenmeyen nedenler, yılın başında yapılan satış öngörülerini değiştirdi.

Ahmet Çelik

·

15 Nis 2026

otomotiv-sektorunde-indirim-mevsimi-hedefte-savas-revizyonu-var
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Art arda yaşanan okul saldırıları: Eğitimde şiddet neden artıyor?

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta üst üste yaşanan okul saldırıları, son yıllarda eğitimde yükselen şiddet dalgasını yeniden gündeme getirdi. Aposto’ya konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, “Okullarda yaşananlar artık münferit değil, sistematik hâle gelen saldırılar. Basına yansımayan çok sayıda şiddet olayı da var” dedi.

Melisa Gülbaş

·

15 Nis 2026

art-arda-yasanan-okul-saldirilari-egitimde-siddet-neden-artiyor
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Aile yılında boşanma rekoru: Kampanyalar neden işe yaramıyor?

Aile başlığı hükümetin gündeminde uzun yıllardır ön sıralarda. Öte yandan "Aile Yılı" ilan edilen 2025'te yoğunlaşan kampanyalara rağmen boşanma rakamları artıyor. 2025’te mahkemelere 452 bin 627 boşanma davası geldi. Bu sayı da 2016’dan bu yana en yüksek ikinci sayı olarak kayda geçti. Meselenin mutlu bir ülkeden, mutlu insanlardan, zoraki değil gönüllü birlikteliklerden geçtiğine kuşku yok. Gerisi sadece sureti düzeltmekten ibaret…

aile-yilinda-bosanma-rekoru-kampanyalar-neden-ise-yaramiyor
QuandoQuando

HİKAYE

Daha yavaş, daha pahalı: Teknoloji ürünlerinde AI vergisi mi ödüyoruz?

Hemen hemen her elektronik cihazda kullanılan RAM çiplerinde bir süredir yaşanan kıtlık, tüketici elektroniği ürünlerinin fiyatlarında devasa artışlara yol açıyor. Yapay zeka araçlarının popülaritesinin hızla arttığı bu çağda bu araçlara güç veren veri merkezleri, mevcut arzın karşılayamayacağı miktarda bir RAM talebi yaratırken bu talep, tüketiciye “yapay zeka vergisi” olarak geri dönüyor.

Doğa Yurduneri

·

15 Nis 2026

daha-yavas-daha-pahali-teknoloji-urunlerinde-ai-vergisi-mi

SON HABERLER

• Ataşehir Belediyesi operasyonu: İstanbul’da Ataşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in, ihalelerde usulsüzlük ve rüşvet iddiaları nedeniyle polis ekiplerince gözaltına alındığı bildirildi. Soruşturmanın, belediyenin bazı birimlerinde yapılan ihalelerde kamu zararına yol açıldığı ve belirli şirketlere avantaj sağlandığı iddiaları üzerine başlatıldığı aktarıldı. Emniyet birimlerinin, belediye binasında ve ilgili adreslerde arama yaptığı, dijital materyaller ile bazı evraklara el koyduğu ifade edildi. Gözaltına alınan Onursal Adıgüzel’in, işlemlerinin ardından ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldüğü ve soruşturmanın savcılık tarafından yürütüldüğü kaydedildi.• Rusya adına paket saldırıları: Avrupa'da 5 kişi, Rusya için Batı ülkelerindeki siyasetçilere ve kamu görevlilerine patlayıcı ve yanıcı madde içeren mektuplar ile paketler gönderdikleri suçlamasıyla yargılandı. Savcılar, zanlıların Rusya'nın çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini ve eylemlerin Ukrayna'yı destekleyen ülkeleri hedef aldığını ifade etti. Patlayıcı ve yanıcı maddeli gönderilerin Almanya, İspanya ve diğer bazı Avrupa ülkelerindeki siyasetçiler ile kamu kurumlarına postalandığı aktarıldı. Şüphelilerin, Rusya yanlısı çevrelerle bağlantılı oldukları ve saldırıların Ukrayna savaşına verilen desteği caydırma amacı taşıdığı iddia edildi.• Hürmüz'den ilk yolcu gemisi: İran ile bölgedeki savaş başladıktan sonra Hürmüz Boğazı'ndan ilk kez bir yolcu gemisi geçti ve gemi, artan güvenlik risklerine rağmen Basra Körfezi ile Umman Körfezi arasındaki stratejik suyolunu turistik rota kapsamında kullandı. Hürmüz Boğazı, İran kıyıları ile Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman arasında yer alan ve küresel petrol taşımacılığının önemli bölümünün geçtiği dar suyolu olarak biliniyor. Bölgedeki savaş ve gerilim nedeniyle daha önce yolcu gemileri bu hattı kullanmaktan kaçınmış, ticari ve askeri gemi trafiği ise sıkı güvenlik önlemleri altında sürmüştü.• Beyaz Saray ve Papa gerilimi: Beyaz Saray, Papa Francis’in Gazze savaşı ve Ukrayna konusunda kullandığı “her iki tarafın da beyaz bayrak kaldırması” çağrısını eleştirerek bu söylemin Rusya ve Hamas’a avantaj sağlayabileceğini savundu ve Vatikan’la kamuoyu önünde nadir görülen bir görüş ayrılığı yaşadı. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü John Kirby, Papa’nın “müzakere cesareti” vurgusunu anladığını ancak saldırgan ile mağduru aynı kefeye koyan bir dilin yanlış mesaj vereceğini söyledi. Kirby, Ukrayna’nın “beyaz bayrak kaldırmasının” Rusya’nın işgalini meşrulaştıracağını, benzer bir yaklaşımın Gazze’de Hamas’a da alan açabileceğini dile getirdi. Vatikan Sözcüsü Matteo Bruni, Papa Francis’in sözlerinin yanlış yorumlandığını, amacının tarafları adil ve kalıcı bir barış için diyaloga teşvik etmek olduğunu ifade etti. Papa Francis, son açıklamalarında savaşlarda “cesur olanın müzakere eden taraf” olduğunu söyleyerek, çatışmaların durdurulması ve insani acıların hafifletilmesi için taraflara çağrıda bulundu.• Avrupalı liderlerden Hürmüz zirvesi: Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Paris’te düzenlenen Hürmüz zirvesinde Avrupalı liderlerle bir araya gelerek Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemileri korumaya yönelik Avrupa Birliği öncülüğündeki deniz güvenliği misyonunun devam edeceğini vurguladı. Zirveye Fransa’nın yanı sıra Almanya, İtalya ve diğer bazı AB ülkelerinin liderleri ile üst düzey temsilcileri katıldı. Katılımcılar, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve deniz trafiğinin güvenliği konusunda ortak tutum üzerinde durdu. Liderler, Avrupa bandıralı ticari gemilere yönelik tehditler karşısında deniz devriyelerinin sürdürülmesi ve gerektiğinde güçlendirilmesi konusunda mutabakata vardı. Toplantıda, askeri varlığın uluslararası hukuk çerçevesinde ve savunma amaçlı olduğu ifade edildi. Görüşmelerde, bölgedeki gerilimin tırmanmaması için diplomatik kanalların açık tutulması ve Körfez ülkeleriyle diyalogun artırılması da ele alındı. Katılımcılar, enerji arz güvenliğinin korunmasının Avrupa ekonomisi için kritik önem taşıdığını kaydetti. Zirvede, mevcut deniz misyonuna katılan Avrupa ülkelerinin katkılarının koordinasyonu ve istihbarat paylaşımının geliştirilmesi üzerinde duruldu. Ortak operasyonların sivil deniz trafiğini korumaya odaklı kalacağı belirtildi.• Hizbullah'tan silahsızlanma mesajı: Hizbullah'ın siyasi konseyinin üst düzey üyesi Vefik Safa, Beyrut'ta BBC'ye verdiği röportajda örgütün hiçbir koşulda silah bırakmayacağını söyleyerek, silahlar konusunda görüşme için önce İsrail'in tamamen çekildiği, tutukluların serbest kaldığı ve kapsamlı bi... Safa, “Asla” ve “Hiç kimse Hizbullah'ı silahsızlandıramaz” sözlerini tekrarlayarak, İsrail, ABD ve Lübnan içindeki kesimlerin uzun süredir dile getirdiği silahsızlanma talebini reddetti. Safa, son çatışmaların Hizbullah'ı zayıflattığı yorumlarını kabul etmedi ve İsrail'in askeri hedeflerine ulaşamadığını, savaşın İsrail'in başarısız olduğunu gösterdiğini ve geri çekilmekten başka seçeneği kalmadığını savundu. Safa, İsrail güçlerinin sonunda Lübnan-İsrail sınırı boyunca dar bir şeride geri püskürtüleceğini öne sürerken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise 16 Nisan'da Lübnan'ın güneyinde kalmaya ve “güvenli tampon bölge” oluşturmaya devam edeceklerini açıklamıştı. İsrail hükümeti, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını Lübnan hükümetiyle yürütülecek olası müzakerelerin temel şartlarından biri olarak görüyor. Hizbullah, Mart ayı başında İsrail'e roket atarak çatışmalara katıldığını, bunun İran'ın dini liderinin öldürülmesine ve Kasım 2024'ten bu yana Lübnan'a yönelik neredeyse günlük İsrail saldırılarına karşılık olduğunu açıkladı. İsrail, bu saldırılara yoğun hava operasyonları ve Lübnan'ın güneyine yönelik yeni bir kara harekâtıyla yanıt verdi ve Hizbullah silahsızlandırılana kadar operasyonların süreceğini duyurdu. Safa, İsrail ile Lübnan arasında Perşembe gece yarısı başlayan 10 günlük ateşkesten İran üzerinden önceden haberdar edildiklerini, “Bize bildirildi. İranlılar bizi bilgilendirdi” sözleriyle anlattı.Hep yuvaya dönmek: Vatanına rağmen vatanına dönen İranlılar anlatıyor İran uzun yıllardır çocuklarıyla kavgalı bir ülke ve savaşın başlamasıyla bu kavganın ne yöne evrileceği de merak edilmeye başlandı. Aksaray'da geçirilen bir gün, bu sorunun cevabına dair birçoklarına şaşırtıcı gelecek ipuçları veriyor. Zira bugünlerde Aksaray'dan savaşın merkezine doğru giden otobüslerde olağandışı bir hareketlilik var. Peki bu insanları bütün risklerine rağmen ülkelerine çağıran güç ne? Yazı: Ayça Örer Bir ülkeyi sevmeye nereden başlarız? Ne zaman onu terk edeceğimize karar verir, ne zaman bu kararımızdan emin olur, ne zaman onunla bağımızın nerede olursak olalım kopmayacağını fark ederiz? Kavafis’in anlattığı gibi, yeni bir kent bulamayacağımızı gördüğümüz gün mü? Hiç anlamasak da bir futbol maçına kilitlendiğimiz zaman mı? Deprem sonrası evsiz kaldığımızda mı? Yoksa tepemize bombalar yağarken mi? Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında insanlar bu soruyu kendilerine soruyor ve farklı yerlerden aynı sonuca varıyorlar: Bazen ülke, ne olursa olsun yaşadığın ya da döndüğün yerdir. Havaların soğuk gittiği, “kork aprilin beşinden, öküzü ayırır eşinden” günlerinden birinde, Aksaray’dayım. Sabahtan beri dinmek bilmeyen yağmur altında insanların peşi sıra sürüklenen ve sesinden tekerlerinin çoktan iflas ettiğini anladığınız valizler modern bir göçün izlerini taşıyor. Burada, İstanbul’un göbeğinde, dünyanın dört yanından gelen ve dört yanına dağılan insanlar arasında, karmaşık zamanların getirip götürdüklerinin peşindeyim. Yenikapı, Laleli ve Aksaray . Şehrin içindeki bu üç noktanın ortak özelliği yalnızca komşu olmaları değil. Buralar aynı zamanda, yüz yılı aşkın bir süredir İstanbul’un kervansarayı gibi. Başlarından geçen türlü badirelerden sonra bir soluk almaya çalışanların şehirdeki ilk duraklarından. Balkan Savaşı sırasında gelenlerin geçici ikametlerinden biri Yenikapı mesela. Bir şehre alışmanın ilk denemeleri, cami avlularına veyahut düpedüz yollara yayılan denkler arasında burada yapılıyor. SSCB’nin dağılmasının ardından Laleli’yi unutmak mümkün mü? İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma madalyalar, dürbünler, fotoğraf makineleri ve onları bize ulaştıran yüz binlerce insan. Onların gelmesiyle ortaya çıkan ve bugün bile dilimizde karşılığı olan “bavul ticareti”. Sonra bond çantalardan bozulmuş tezgahlarında sattıkları devasa büyüklükte saatleriyle Afrikalı göçmenler. Bir ara şehrin her yanına yayılan ve geldiği hızla buhar olan Güney Amerika’dan panlar, pançolar; Nepal modasını ayağımıza getiren hırkalar; Afgan işi kalpaklar… Son 10 yıldır sokak lezzetlerimiz arasına giren falafel. Bunların çoğunun son değilse de ilk durağı Yenikapı, Laleli ve Aksaray. İstanbul Uluslararası Emniyet Terminali , kimselerin gözüne çarpmadan Yenikapı’dan sınırların ötesine yolcu taşıyan otobüsleri uğurluyor. Azerbaycan, Gürcistan, Romanya, Ukrayna, Rusya, Bulgaristan. Aslında bir süredir kapalı ve firmaların bir kısmı Esenler, Alibeyköy gibi farklı noktalara da taşındı ama şehrin ortasında bulunan yer, işlerliğini koruyor. Yolcular kadar kargolar da gidiyor buradan.. Kara yolu insanlığın ilk keşiflerinden sonuçta. Deniz yollarının kapandığı, uçakların uçmadığı zamanlarda yine akla düşen ilk seçenek. Mesela Uluslararası Emniyet Terminali, son altın günlerini Ukrayna savaşının başlangıcında yaşamış. Memlekete dönmek isteyen Ukraynalılar bilet bulamadıklarında ek seferler konulmuş; bazen 48, bazen 72 saat süren yolculuklar buradan başlamış. Bugünlerde sakin . Gürcistan’a gitmek isteyip macera arayanlar, Bulgaristan, Romanya gibi kapı komşularına işi düşenler, uçağa parası yetmeyenler uğruyor. Elbette uluslararası gurbetçiler de. Hasta bakıcılar, inşaatlarda günlük yevmiyeyle çalışıp eve para gönderenler, temizlik işlerine gelenler, çocuk bakanlar burada otobüslerinden inip "sınır tanımayan işçiler" olarak hayata karışıyor ya da memlekete dönüyor. Giderken elleri boş gitmesin diye Yenikapı’nın ara sokakları havlu toptancıları, kıyafet satıcılarıyla dolu. Belki Eminönü’ne inseler daha iyisi, daha ucuzu vardır ama onlar şehrin ancak kendilerini rahat hissedebildikleri kadarında işlerini halledip gidiyor gibiler. Hayatınızda bir kere olsun palmiye yağı görmek ya da yam yemek isterseniz, yine adresiniz burası. Bu gurbetçiler hafta sonları buralarda buluşuyor, mutfaklarını ısıtacak yemek malzemeleri alıp, şehrin içinde şehrin içine karışmadan dönüyorlar yerlerine. YAZININ DEVAMIKalıcı işgal planları gölgesinde: Lübnan cephesinin değişmeyen tarihi İsrail’in Lübnan’a dair tarihsel retoriği çağın koşullarına uygun bir şekilde biçimlendirilebiliyor. Fakat coğrafi yayılım ve kontrol, sabit bir hedef olarak kendini gösteriyor. Bu da 1978’den bu yana Litani Nehri gibi Tel Aviv tarafından belirlenen sınırların ve Lübnan üzerinde kurulmak istenen tahakkümün gerçek hedef olduğunu gösteriyor. Yazı: Kavel Alpaslan ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı savaşta kırılgan bir ateşkes masası kuruldu. Pakistan’ın aracılık ettiği görüşmelerin yapılabilmesi için ilan edilen 3 haftalık ateşkeste ise ilk günden ciddi anlaşmazlıklar ortaya çıktı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu "Lübnan’ı bu anlaşmaya dahil görmediklerini" söyledi ve yoğun bir bombardıman başladı. Başkent Beyrut da dahil olmak üzere yapılan yoğun hava saldırılarında çoğu sivil en az 300 kişi hayatını kaybederken savaşın başından beri yaşamını yitirenlerin sayısı 1.800’ü geçti. Lübnan topraklarındaki işgalini genişleterek sürdüren Tel Aviv, Hizbullah’ın silahsızlandırılması, Litani Nehri'ne kadar olan bölgenin kontrolü, tampon bölge gibi talepleri dile getiriliyor. Netanyahu, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’un Hizbullah’ı silahsızlandırma kararını memnuniyetle karşıladı. Öte yandan Lübnan, geçen haftalarda İran büyükelçisini "istenmeyen kişi" ilan etmiş; bu karar başta ülkenin Şii nüfusu içerisinde güçlü olan Hizbullah ve Emel gibi hareketlerin/partilerin tepkisine neden olmuştu. Öte yandan İran ile başlayan savaşın ardından bugün İsrail, Lübnan’ı beşinci kez işgal ediyor. İsrail, işgale ve gün aşırı devam eden saldırılarına gerekçe olarak Hizbullah’ın varlığını gösteriyor. Buna karşın meselenin aslı bizi çok daha derinlere götürüyor. Her şeyden önce Hizbullah, bu işgallerin sebebi değil sonucu . İşgal hep aynı bölgeyi hedef alırken örgüt isimleri yıllara göre farklılık gösterebiliyor. Hizbullah’sız işgaller 1948 yılında İsrail’in devlet ilan edilmesiyle birlikte milyonlarca Filistinli çevre ülkelere göç etmek zorunda kalır. Birleşmiş Milletler (BM) bu mültecilerin geri dönüş haklarını tanısa da pek çok yerleşim yeri yok edilir. Ürdün, Suriye ve Lübnan gibi ülkelerde devasa mülteci kampları kurulur. İsrail de kuzeyindeki Lübnan’a yönelik ilk işgal ve saldırılarını Filistinli grupların varlığını gerekçe göstererek düzenler. 1950’lerden itibaren yer yer düzenlenen küçük çaplı sınır ötesi operasyonlar gelecek büyük işgallerin habercisidir. 1968 yılında Beyrut Havalimanı'ndaki sivil uçaklar bombalanır. Lübnan’da başlayan iç savaşla birlikte İsrail askerleri yaklaşık bir hafta sürecek ilk işgale girişirler. Bugün ismini sık duyduğumuz nehir, Litani’den adını alan saldırıda Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve ona destek veren Lübnanlı sol-milliyetçi cephe hedef alınır. İsrail ordusu Litani’ye doğru ilerledikten sonra sınır hattında işgal ettikleri bölgeyi bir kukla yönetim olan Güney Lübnan Ordusu’nun (GLO) kontrolüne bırakır. Tampon görevi gören GLO , Özgür Lübnan Devleti isimiyle Tel Aviv güdümünde bir ülke dahi ilan eder. Bu örgüt, İç Savaş sırasında Hiyam Hapishanesi’ndeki sistematik işkenceler ve infazlar gibi kanlı eylemlere imza atar. İsrail karşıtı direnişin Güney Lübnan’ı geri almasının ardından GLO’nun önde gelenleri, aileleriyle birlikte 2000’de İsrail’e sığınacaktır. En uzun soluklu işgalin en güçlü yanıtı Litani Operasyonu’nun ardından 1982 yılında en büyük İsrail işgali başlar. İsrail orduları Litani’ye varmakla kalmayarak Beyrut’a kadar ilerler. Beyrut’taki Sabra ve Şatilla isimli iki mülteci kampında İsrail askerlerinin gözetiminde yaşanan katliam, bu dönemin en çok duyulan olaylarındandır. YAZININ DEVAMIMuhalefetin gündemi: CHP'nin ara seçim çağrısı nasıl karşılık buldu? CHP lideri Özgür Özel, ara seçimler kapsamında partilerle temaslarını sürdürürken, Aposto’ya konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen görüşmelerin yalnızca ara seçimle sınırlı olmadığını belirterek siyasi etik yasası ve ekonomik önerilerin de gündemde olduğunu söylüyor. Yazı: Melisa Gülbaş CHP Genel Başkanı Özgür Özel , ara seçim gündemi kapsamında muhalefet partileriyle yürüttüğü temaslarına devam ediyor. Son olarak 14 Nisan'da Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ı ziyaret eden Özel, görüşmenin ardından yaptığı basın açıklamasında, "Sandıktan kaçmak, milletten kaçmaktır. Demokrasilerde milletten kaçmanın bedeli çok ağır olur. Millet çağırdığı bir sandığı, Anayasa'da yazdığı halde kendisinden kaçıranla ilk bulduğu sandıkta en şiddetli şekilde hesaplaşır. Bunun bedelini de en ağır şekilde ödetir" dedi. Bir gün önce Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nu ziyaret eden Özel, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada Macaristan'da yapılan seçimlerle ilgili de konuştu: "Macar halkı demokrasiyi seçti. Orbán kaybederken, onu destekleyen tüm tek adamlar kaybetti. Macar halkının demokrasiden yana gösterdiği tutumun bir benzerini ülkemizde de demokrasiden ve güçlü bir Meclis'ten yana milletin göstereceğine inancımız tamdır." Özgür Özel: 'Anayasa'yı çiğniyorlar' Özel, 6 Nisan’dan bu yana siyasi partilerle yaptığı görüşmelerde, Anayasa’nın milletvekilliklerinin 30 ayı aşkın süre boş kalması hâlinde ara seçimi zorunlu kıldığını sık sık vurguladı. “Hatay, Afyonkarahisar, Kırıkkale, Kastamonu, Adıyaman, Kocaeli ve İstanbul birinci bölgelerindeki seçmenlerin seçtiği milletvekilleri boşaldı, üstünden de 30 aydan fazla süre geçti. Meclis alacağı bir ara seçim kararıyla buraları doldurmakla yükümlü, Anayasa bunu tartışmasız şekilde yazmış." Özel, bu bölgelerdeki anket sonuçlarına da işaret etti: “Bunların hepsinde son seçimde AK Parti birinci partiydi. Ara seçimi yapma gücünden emin olsa, 'Gelin yapalım ara seçimi' dese, bu 7 sandalyenin 7'sini de son seçim sonuçlarına göre kazanabiliyorken şu anda anketlerde görüyor ki hiçbirinde birinci parti değildir. Erdoğan bu yüzden sandıktan korkuyor, milletten kaçıyor." Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Özel’in ara seçim ve erken seçim çağrısına olumsuz yanıt verdi. Öte yandan CHP, iktidar üzerinde baskı kurmak için ortak yasa teklifi hazırlanması ve gerekirse Anayasa Mahkemesi’ne başvuru da dahil her türlü hukuki adımı atmaya hazır olduklarını söylüyor. Siyasi partiler ne diyor? CHP lideri Özgür Özel, ara seçim gündemiyle çıktığı siyasi parti turu kapsamında DEM Parti, TİP, EMEP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, Yeniden Refah Partisi, Demokrat Parti ve Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Zafer Partisi, SOL Parti, Anahtar Parti ve Saadet Partisi'yle görüştü. Özel'in ziyaret ettiği 12 siyasi partinin tamamı, CHP’nin ara seçim talebine destek verdi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Ara seçim için oylama olursa oyunuz ne olur?" sorusuna "Seçimin her türlüsü için evet oyu kullanırız" dedi. Zafer Partisi, “iktidarın terör örgütünün muhalefeti desteklediği yalanı söylediği” gerekçesiyle ara seçim isterken, SOL Parti “tek adam rejiminin oylanacağı bir referandum” olacağı için Özel’in çağrısını destekledi. YAZININ DEVAMIAile yılında boşanma rekoru: Kampanyalar neden işe yaramıyor? Aile başlığı hükümetin gündeminde uzun yıllardır ön sıralarda. Öte yandan "Aile Yılı" ilan edilen 2025'te yoğunlaşan kampanyalara rağmen boşanma rakamları artıyor. 2025’te mahkemelere 452 bin 627 boşanma davası geldi. Bu sayı da 2016’dan bu yana en yüksek ikinci sayı olarak kayda geçti. Meselenin mutlu bir ülkeden, mutlu insanlardan, zoraki değil gönüllü birlikteliklerden geçtiğine kuşku yok. Gerisi sadece sureti düzeltmekten ibaret… Yazı: Gökçer Tahincioğlu AKP’nin iktidara geldiği günden bugüne, “aile” başlığı her zaman tartışıldı. Özellikle “dindar bir nesil” yetiştirme gayretine paralel olarak, ailenin korunması, değerlerin muhafazası gibi kavramlar dillerden düşmedi. Buna karşılık, AKP’nin ilk iktidar yıllarında kadın örgütlerinin mücadelesinin de etkisiyle önemli düzenlemelere imza atıldı. Yeni Türk Ceza Kanunu’nda, eski kanundaki “gerici” birçok düzenleme değiştirildi. Kadınların ve haklarının korunmasına yönelik öneriler yasaya konuldu. Bununla yetinilmedi. Önce sadece kadına yönelik şiddetin engellenmesi konusunda yasa çıkartıldı. Ardından İstanbul Sözleşmesi gibi önemli bir uluslararası sözleşmeye öncülük edildi. Türkiye, İstanbul’da imzaya açılan sözleşmeye imza koyan ilk ülkelerden biri oldu. Ancak iktidarın birçok alandaki uygulaması gibi bu alandaki uygulamaları da zamanla değişti . Tabandan ve tarikatlardan gelen baskıların etkisiyle, sadece Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldı. Gerekçe, sözleşmenin değerlere zarar vermesiydi. LGBTİ başlığı , iktidarın ana başlıklarından biri hâline geldi ve ailevi değerlerin zedelenmesine yol açtıkları iddiasından hareketle iktidarın söylem alanına bu başlık da girdi. Boşanmalar ve sürekli nafaka konusu da iktidarın son dönem ana başlıklarından biri oldu. Buna paralel olarak iktidar, 2025’i “Aile Yılı” ilan etti. Yürütülen kampanyalarla ailevi değerler gençlere anlatılacak; evlilik kurumunun önemi topluma yeniden aktarılacak; bu yolla zedelendiği belirtilen aile kurumunun öneminin kavranması sağlanacaktı. Aile yılında boşanma rekoru Aile Yılı ve etkinliklerine itiraz edenler ise ekranları örnek gösteriyordu . Sabah kuşağı programlarında ekrana gelen aileler, şiddet mağduru kadınların sayısının her geçen gün artması, istismar ve cinsel saldırı dosyalarında rekor üzerine rekor kurulması, öldürülen kadın sayısı aile cephesinde işlerin pek de parlak gitmediğinin göstergesi olarak işaret edildi. Rakamlar da kampanyaların istenilen etkiyi yaratamadığını gösteriyor. Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü, geçen günlerde, 2025 yılı adli istatistiklerini açıkladı. Önemli başlıklardan biri de “boşanma sayıları.” Buna göre 2025’te mahkemelere 452 bin 627 boşanma davası geldi. Bu sayı da 2016’dan bu yana en yüksek ikinci sayı olarak kayda geçti. 2016’da boşanma dava sayısı 302 bin olarak saptanmıştı. 2024’te ise sayı 468 bindi. Geçen 10 yılda 2016’daki sayının neredeyse yarısı oranında bir artış olduğu gözlendi. YAZININ DEVAMI

YAYINLARI KEŞFET

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Kaydol

İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

Kaydol

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Kaydol

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Kaydol

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Kaydol

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Muhalefetin gündemi: CHP'nin ara seçim çağrısı nasıl karşılık buldu?

CHP lideri Özgür Özel, ara seçimler kapsamında partilerle temaslarını sürdürürken, Aposto’ya konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen görüşmelerin yalnızca ara seçimle sınırlı olmadığını belirterek siyasi etik yasası ve ekonomik önerilerin de gündemde olduğunu söylüyor.

Melisa Gülbaş

·

14 Nis 2026

muhalefetin-gundem-chpnin-ara-secim-cagrisi-nasil-karsilik
EXANTEEXANTE

HİKAYE

Trump, abluka kararıyla neyi amaçlıyor?

ABD Başkanı Donald Trump, ABD donanmasının Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alacağını, İran’a ait olan, İran limanlarından yükleme yapan veya İran’a geçiş ücreti ödeyen herhangi bir geminin geçişine izin vermeyeceklerini açıkladı. Peki kulağa oldukça saçma gelen bu ikinci ablukanın anlamı ne? Trump Hürmüz’ü ikinci bir ablukaya alarak ne yapmak istiyor?

Emircan Yaman

·

14 Nis 2026

trumpin-abluka-karariyla-neyi-amacliyor
DuendeDuende

HİKAYE

Parçalı bulutlu havalarda tarifsiz mutluluklar

Pandeminin korku, endişe, atalet ve can korkusuyla allak bullak olduğumuz yılları, edebiyatımıza pek çok eser kazandırdı. Klinik psikolog ve yazar Tuğçe Isıyel'in yeni yayıncısıyla tekrar basılan "Parçalı Bulutlu" adlı anlatı-anı-öykü kitabı da bunlardan. Aslında "kurgu dışı" olarak nitelenmesi gereken "Parçalı Bulutlu"daki yazıları öykü olarak da okuyabilirsiniz; pandeminin kasvetli günlerinden süzülüp gelmiş, bir döneme tanıklık etmiş anılar ve anlatılar olarak da...

Soner Can

·

13 Nis 2026

parcali-bulutlu-havalarda-tarifsiz-mutluluklar
DuendeDuende

HİKAYE

Kanye West her şeye rağmen neden iptal edilemiyor?

Kanye West ya da Ye, rap tarihinin en tartışmalı isimlerinden... Irkçı, kadın düşmanı söylemleri, bipolar bozukluğu ve ABD’nin gelecek başkanı olma hayalleri… Peki, ilk Türkiye konserini 30 Mayıs’ta Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda verecek Ye, tüm bunlara rağmen neden hâlâ tam manasıyla “cancel”lanamıyor? Kanye’nin müzik tarihinin en tartışmalı figürlerinden birine dönüşmesine neden olan olayları gözden geçirdik.

Eda Solmaz

·

13 Nis 2026

kanye-west-her-seye-ragmen-neden-iptal-edilemiyor
QuandoQuando

HİKAYE

Sosyal medya ‘sosyal’ olmalı: Bluesky neden yükselişini sürdüremedi?

X’e merkeziyetsiz bir rakip olarak 2024 yılında kullanıma açılan Bluesky, iki yıllık kısa ömründe iki büyük kullanıcı göçüne sahne oldu. Bir dönemler X’in tahtını devralacağı düşünülen platformun yıldızı göç dönemlerinde kısa bir süreliğine parlamış olsa da hiçbir zaman rakipleri kadar geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşamadı. Peki neden?

Doğa Yurduneri

·

13 Nis 2026

sosyal-medya-sosyal-olmali-bluesky-neden-yukselisini